Loading

"Sinema sevdası ile dolu 60 yıllık bir mesleki yaşam öyküsü..."

Türk Sinemasında Kurumsallaşma - Örgütlenme Çalışmaları

1970’lerde ülkemizin içinde bulunduğu kaotik ortamla ciddi bir buhrana giren Türk sineması, 12 Eylül 1980’le birlikte daha da zor koşulların içinde bulur kendini. Çekilen film sayısının yanı sıra, seyirci ve salon sayısı da hızla azalır.

O günlerde filmcilerin bir dernek çatısı altında birleşmesi gerektiğine inanan Türker İnanoğlu, sırasıyla “Türk Filmciler Derneği” (1974), “Fi-Yap Film Yapımcıları Derneği” (1984) ve “Se-Sam Sinema Eseri Sahipleri Meslek Birliği”nin (1986) kuruluşlarında önderlik ve ilk başkanlık misyonlarını üstlenir.

Yoğun olarak uygulanan polisiye sansür politikalarının düzeltilmesi ve sinema yasası ile video korsancılığı dahil olmak üzere, sinema ve sinemacılara nefes aldıran her türlü girişim ve düzenlemenin altına 16 yıl süreyle imzasını atar. Özellikle “Sinema Kanunu” ve “Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu”nun yasalaşarak yürürlüğe girmesinde, İnanoğlu’nun Turgut Özal ve Mesut Yılmaz’a yakınlığının yanı sıra, iktidar-muhalefet ayırımı yapmaksızın yüzlerce milletvekili ve devlet ricali ile yürüttüğü yoğun diplomasi çabalarının büyük payı olmuştur.

Türker İnanoğlu halen Se-Sam’ın duayeni ve onursal başkanıdır.